American Gods 1. Sezon 1. Bölüm İncelemesi

American Gods dizisi 1. sezon 1. bölümü The Bone Orchard adıyla 30 Nisan 2017 tarihinde yayınlanacak ve merakla beklediğimiz televizyon dizisi nihayet ekranlarımızdaki yerini alacak. 30 Nisan günü Amerika Birleşik Devletleri’nin Starz kanalında yayınlanacak olan dizi; Orjinal dilinde ve Türkçe altyazı düzenlemeleri ile altyazılı olarak yabancı dizi izleme sitelerinde yerini alacak. Şuana kadar Türkiye kanallarından dizinin yayın hakları ile ilgili bir atılım gelmedi ve bu yüzden sadece internet üzerinden ilk sezonu izleyebileceğiz. Sitemizde telif haklarına saygılı olma ilkemiz sebebiyle dizi bölümleri yayınlanmayacaktır.


American Gods 1. Bölüm The Bone Orchard Konusu

Gölge (Shadow Moon), 3 yıllık hapis cezasının sonuna gelmiştir ve artık tahliye olacağı anı beklemekte, kalan son günlerini saymaktadır. Beklenmedik bir haber sonucu erken tahliye edilir ve ne yazıkki erken tahliyesine sebep olan neden karısı Laura Moon’un trafik kazasında hayatını kaybetmesidir. Bu trajedi haberi üzerine eşinin cenazesine gitmek için bindiği uçakta gizemli Bay Çarşamba (Mr. Wednesday) ile yolu kesişir ve Bay Çarşamba kendisine özel bir iş teklif edecektir. Gölge hiç beklemediği bir hızla kendini eski kadim tanrılar ile yeni tanrılar (internet tanrısı, televizyon tanrısı gibi) arasında bulur.

American Gods yabacı dizi ilk bölümünde; Shadow Moon eşi Laura’nın ısrarıyla gönülsüzcede olsa bir kumarhane soygununa katılmış ve 6 yıl hapsa mahkum edilmiştir. Hapishanede günlerini sessizce geçirmekte ve 3 yılını doldurup şartlı tahliyeden faydalanmayı planlamaktadır.

Low Key Lyesmith hapishanede Shadow’un hücre ortağı en iyi arkadaşlarından birisidir. Aslında çok az arkadaşı olduğu düşünüldüğünde en iyi arkadaşı da diyebiliriz Low Key Lyesmith hakkında.

Shadow Moon normal hayatında spor salonunda eğitmen olarak çalışmaktadır. İri yarı bir tip olduğu için hapishane günlerini zorluk yaşamadan geçirmiş ve 3 yıl içerisinde rekor sayıda kitap okumuş ve bozuk para ile yapılan el çabukluğu oyunları öğrenmiştir.

Shadow’un 3 yıl yattığı yüksek güvenliki hapishane binası.

Yastığa başını koyduğu anda düşlemeye başladığı eşi Laura’nın hayali bize eşine ne denli büyük bir aşk ile bağlı olduğunu göstermektedir.

Hapishanede tahliye olmasına son 3 gün kala telefondaki görüşmelerinde Laura’ya açıklayamadığı içinde kötü bir his olduğunu söylemiştir fakat olacaklardan aslında bir haberdir.

Hapishane müdürü olabilecek en ruhsuz hallerden biri ile Shadow’a eşinin trafik kazasında öldüğünü ve erken tahliye olacağını söyler.

Shadow cenazeye gitmek üzere geldiği havalimanında hayatının seyrini tamamen değiştirecek Mr. Wednesday ile tanışacaktır. Aslında bu Mr. Wednesday açısından önceden planlanmış bir buluşmadır ve Shadow’a özel bir iş teklifi vardır. Usta bir dolandırıcı olan Mr. Wednesday; uçakta da ekstra para ödemeden business class ile uçmayı başarmıştır.

Garip bir şekilde bilet numarasındaki koltuğun başka bir kişiye daha satıldığını hostese söyleyen Shadow’u başka boş yer olmadığı için business class tarafına alırlar ve kendini Mr. Wednesday tarafından içki ısmarlanırken bulur.

Kahramanımız Shadow rüyasında garip bir ağaç ve gözlerinden alevler çıkan bir boğa görecektir. Dizi boyunca rüyaları Shadow’a yol gösterecektir.
Mr. Wednesday kendisine özel korumalık ve ilave işler ile alakalı bir iş teklifi yapar. Fakat Mr. Wednesday’ı gözü tutmayan Shadow uçaktan kaçarcasına iner ve araba kiralayıp karayolu ile cenazeye yetişmek için evine doğru tam gaz yol alır. Dinlenmek için durduğu ilk barda yine karşısında Mr. Wednesday’ın ta kendisini görecektir. 
Shadow burada eski patronu Robbie’nin de aynı kazada öldüğünü öğrenir ve artık dönecek bir işi de olmadığı için Wednesdayın teklifini ilk kez ciddi olarak düşünmeye başlar. Kendisinden daha şanssız biri için çalışmayacağını söyleyen Shadow yazı-tura atar. Aslında atışı hileli yapmıştır ama tuhaf bir şekilde kaybeder.

Mad Sweeney, Mr. Wednesday için çalışan bir leprikon‘dur. Bu sahnede Shadow’u test etmek için kavgaya zorlamaktadır (tabiki Mr. Wednesday’ın isteğiyle)

Bu dövüş sonunda Shadow altın bir para kazanır. Bu para tahmin ettiğinden çok daha büyük güçlere sahiptir ve Mad Sweeney tarafından bir karışıklık sonucu yanlışlıkla Shadow’a verilmiştir.

Bilquis dizimizde aşk tanrıçamız rolündedir ve birlikte olduğu erkek ve kadınları kendi içine çekerek bedenleri ile beslenmektedir. (Evet sırf bu sahne için bile merak edip bu diziye başlanmalı diye düşünmeden edemiyor insan)

Uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra eşi ve hayatının aşkı Laura’nın cenazesine yetişir. Fakat burada Audrey (Laura’nın en iyi arkadaşı ve eski patronu Robbie’nin eşi) tarafından eşinin Robbie ile ilişkisi olduğunu öğrenerek bu haberle yıkılır.

Dizimizin ilk bölümünün final sahnesinde yeni tanrılardan Technical Boy, Shadow’un önünü keser ve zorla arabasına bindirir. Burada Shadow’u tehdit ederek Mr. Wednesday’ın planlarını öğrenmeye çalışır. İstediği bilgiyi alamayınca Shadow’u vahşice öldürmeye kalkışır fakat beklemediği bir misafir Shadow’u kurtararak tüm adamlarını parçalarına ayıracaktır.


1 thought on “American Gods 1. Sezon 1. Bölüm İncelemesi

  1. İlk bölümü yeni izledim fena değil gibi duruyor. Bilquis efsane olabilir bu güçleri ile 🙂 İzleyelim bakalım devamını

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.