[ad_1]

Akgün, TMV’nin yeni internasyonal mezuniyet belgesi programı ve müfredat çalışmalarını Anadolu Ajansına değerlendirdi.

TMV’nin eğitim felsefesinin, 21. yüzyılın gerektirdiği becerilerle donatılmış, hem de insani erdemlere haiz iyi insanların yetiştirilmesi bulunduğunu belirten Akgün, bu hedef doğrultusunda merkez eğitim öğretim biriminde oldukça ciddi Ar-Ge çalışmalarının yürütüldüğünü kaydetti.

Akgün, uzun bir çalışmanın peşinden gelinen noktada eğitim müfredatlarının beş aşamalı yapıdan oluşan bir temele oturtulduğunu aktararak, bu aşamaların ilk olarak iyi bir fen bilimleri eğitimi vermek, gelecek nesli teknoloji bakımından donanımlı yetiştirmek ve eleştiri analitik düşünme yapılarını zenginleştirmek için onlara derin bir toplumsal bilimler perspektifi kazandırmak bulunduğunu söylemiş oldu.

Eğitim müfredatları kapsamında öğrencilere iyi bir dil eğitimi vermeye çalıştıklarına işaret eden Akgün, bu çerçevede öğrencilerin ilkin kendi ana dilini öğrenmelerini desteklediklerini, kesinlikle Türkçeyi en iyi şekilde öğrettiklerini ve internasyonal bir dili de öğrenmelerini sağladıklarını altını çizdi.

Akgün, müfredatın beşinci bileşenin öğrencilere insan ve tabiat sevgisinin öğretilmesi bulunduğunu ifade ederek, “Malum iklim değişikliğinden çevre problemlerine kadar herkesi ilgilendiren derin bir problemler dizisi var. evlatların bununla yüzleşmesi ve çözüm üretme yolunda inisiyatif almayı öğrenmesi gerekiyor.” diye konuştu.

– “TÜRKÇE ÖĞRETİMİ İLE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE YATIRIM YAPIYORUZ”

Akgün, Türkçe öğretimi ile Türkiye’nin geleceğine yatırım yaptıklarını ve bunu oldukça önemsediklerini belirterek, “naturel ki Türkçeyi gelişigüzel öğretmiyoruz. Öğrencilerimizin okullarımızdan mezun olurken minimum B2 düzeyinde Türkçe öğrenmelerini hedefliyoruz. Bunun için de okul öncesinden adım atmak suretiyle K12’nin her kademesinde çağıl dil öğretimi araçlarıyla ve sistemli bir halde Türkçe öğretiyoruz.” ifadesini kullandı.

Bu mevzuda da güçlü bir Ar-Ge altyapısı oluşturduklarına dikkati çeken Akgün, şunları kaydetti:

“İlk kez Türkçe’nin belli bir müfredata nazaran öğretilmesi mevzusunda örgün ve yaygın eğitim süreçlerinde kullanılmak suretiyle anaokulundan üniversiteye kadar her kademeye ve seviyeye uygun bir halde yapılandırılmış Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı’nı bilimsel niteliği olan ve uzman bir kadroyla iki senelik bir çalışmanın sonucunda hazırladık. ulusal Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca da onaylanan Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı, ilgili kurumlar, dil öğreticileri ve sınav uygulayıcıları için alanda oldukça mühim bir eksikliği de gidermiştir. Avrupa Konseyi çağıl Diller kısmı tarafınca piyasaya çıkan ‘Diller İçin Avrupa Ortak müracaat Metni’ esas alınarak hazırlanan bu programla Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine standart getirildiğini söyleyebilirim.”

Türkçenin öğretimine oldukça büyük önem veren vakfın bu hususta öncülük etmesini iftiharla paylaştıklarını vurgulayan Akgün, şu şekilde devam etti:

“Program esas alınarak kademelere nazaran ders kitap setleri yazım çalışmalarımız da devam etmektedir. çağıl dil öğretimi yöntem ve teknikleri esas alınarak hazırlanan bu kitap setlerini merkezimizde bu işler için ihdas ettiğimiz Türkçe ve Yabancı Dil Öğretimi Dairesi hazırlıyor. Bununla birlikte Türkçe ders kitap setlerini tıpkı müfredatın hazırlanmasında olduğu benzer halde varlıklı bir bilimsel niteliği olan kadronun editörlüğünde hazırlıyoruz. Böylece ilk kez örgün eğitim kapsamında K12 düzeyinde her aşama için Türkçe ders kitapları yazılmış olacak. İnşallah kitap setlerimizin yazımı bu senenin sonuna kadar tamamlanacak. Bu kitap setlerini bir set halinde hem isteyen kurumlara sunmuş olacağız hem de kendi okullarımızda kullanacağız.”

– “YARDIMCI OKUMA KİTAP SETLERİ DE HAZIRLIYORUZ”

Akgün, Türkiye’de internasyonal imam hatip okullarının hazırlık sınıflarında olduğu benzer halde MEB tarafınca yürütülen Suriyeli evlatların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenmesi Projesi (PİKTES) projesi kapsamında da bu kitap setlerinden istifade edilebileceğine işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

“Halihazırda kendi okullarımızda pilot uygulamaları da yapılmaktadır. Ders kitaplarımızı hem de dijital uygulamalara yönelik içeriklerle zenginleştireceğiz. Böylece küresel salgınla birlikte eğitimde süregelen hibrit sistemin eğitim-öğretim içeriklerini de hazırlıyoruz. öteki taraftan ders kitap setlerini destekleyici gene müfredat esas alınarak destek okuma kitap setleri de hazırlıyoruz. Bu kitap setlerini de oldukça kısa süre içinde ilgili kurum ve isteyen hep beraberce paylaşacağız.”

– MAARİF MEZUNLARI TÜRKİYE’DEKİ ÜNİVERSİTELERDE OKUMAYI TERCİH EDİYOR

TMV okullarından mezun olan öğrencilerin mühim bir kısmının yüksek öğretimlerine Türkiye’deki üniversitelerde devam ettiğini bildiren Akgün, “bugüne dek toplam 5 bin 700 mezun verdik. Her yıl averaj 1000’e yakın Maarif mezunu öğrenci Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarına yerleşiyor. Bunların hepsi de burslu değil, oldukça büyük bir çoğunluğu kendi paralarıyla Türkiye’ye geliyorlar.” bilgisini paylaştı.

Akgün, böylece hükümet programları ve Türkiye’nin son yıllarda ısrarla vurguladığı “eğitimde uluslararasılaşma” politikalarına da mühim katkı sunduklarının altını çizerek, şu bilgiyi paylaştı:

“gene bu çerçevede kendi içerimizde kurmuş olduğumuz, yalnız Maarif öğrencileri değil, Maarif okulları dışındaki okullardan da Türkiye’ye öğrenci hareketini organize etmek için Maarif Ajansı birimini kurduk. internasyonal öğrencileri Türkiye’deki üniversitelere yerleştirme mevzusunda ciddi bir çabamız var. Türkiye Maarif Vakfının, Türkiye’deki kamu ve hususi üniversitelerden olmak suretiyle 85 üniversiteyle iş birliği protokolleri var. Bunların çoğunluğuyla ortaklaşa bizim bulunduğumuz ülkelerde Maarif okullarında Yabancı Uyruklu öğrenci imtihanı (YÖS) yapıyoruz. Böylece o sınava girenler, Türkiye’ye daha kolay geliyorlar ve oluşturulan kontenjanlara nitelikli öğrencilerin seçilmesi hususunda da mühim bir katkıda bulunuyoruz.”

– TMV’NİN YENİ ULUSLARARASI MAARİF PROGRAMI

“Şu ana kadar öğrenim gören 45 bine yakın öğrencimiz bulunuyor, 5 bin 700 öğrenci de bu zamana kadar mezun oldu. Onlarla birlikte saydığımızda 50 bin öğrenciyi buluyor.” açıklamasını icra eden Akgün, vakfın yeni hazırladığı internasyonal Maarif Programı’na (IMP) ilişkin bilgileri paylaştı.

Akgün, internasyonal alanda tanınırlığı olan bir programa haiz olmak istediklerini ve bu kapsamda iki program geliştirildiklerini anlatarak, şu şekilde devam etti:

“Bu doğrultuda ilk olarak internasyonal geçerliliği olan internasyonal Maarif Programı’nı (IMP) hazırladık. Bu oldukça orijinal ve orijinal bir çabalama. Şimdi bunun sahadaki pilot çalışmalarını yaparak uygulanabilir bir müfredata dönüştürmeye çalışıyoruz. Zira bu oldukça zor bir mevzu. Her ülkeye uygun bir müfredat yapmak kolay değil, yalnız geliştirilen internasyonal standartlara haiz programın ülkelerin gereksinimleri ve talepleri doğrultusunda bölgelere entegrasyonu üzerine çalışmalarımızı yürütüyoruz. Belli metodolojileri ve içerikleri seçerek ve bunun güncel programlarla, güncel hayatla ilişkisini koparmadan gelişme, kalkınma ve ilerleme anlamında uygulanabilir, kabul edilebilir program haline getirilmesi gerekiyor.

Biz başlangıçta daha oldukça yerel müfredat ve internasyonal bazı sertifikasyonlarla ilerledik. sözgelişi bizim bazı okullarımızda, Fransızca eğitim meydana getirilen yerlerde bile aileler İngilizce takviye istiyor. Gerektiğinde biz Cambridge sertifikasını kullanıyoruz, bundan da gocunmuyoruz. şundan dolayı orada bir birikim var, bizim kullanabileceğiniz sıfırdan kendimize ilişik bir yabancı dil programımız yok. Bu anlamda biz dünyadaki değişik ülkelerin birikimlerini almada, öğrenmede ve bunlara ilave olarak kendi değerlerimizde harmanlanmış olarak kendi orijinal Maarif programımızı geliştirme mevzusunda hakikaten çalışıyoruz ve bu mevzuda şimdiye kadar mühim mesafeler katettik.”

– “TÜRKİYE’NİN EĞİTİM ALANINDA DA FARKLI VE ÖNCÜ BİR ÜLKE OLMASI GEREKİYOR”

IMP’nin internasyonal geçerliliğinin olacağını duyuran Akgün, “Bulunduğumuz noktada bu aşamaya geldik. Bundan sonrasında bizim okullarımızın hepsinin kapılarında, ‘Bu okulda IM (internasyonal Maarif) Programı uygulanmaktadır’ diye kendi markamızı asacağız. Dikkat ederseniz bir oldukça okulda ‘Burada IB programı uygulanmaktadır.’ ya da ‘Cambridge Sertifikasyonu kullanılmaktadır.’ yazar. Bunda yanlış olan bir şey yok.” değerlendirmesini yapmış oldu.

Türkiye’nin eğitim alanında da değişik ve öncü bir ülke olması, eğitim hizmeti verdiği ülkelerde kendi farkını hissettirmesi gerekiyorsa bunun için orijinal, orijinal, kendi çalışmalarının ürünü olan bir müfredatı geliştirmesi gerektirme ettiğinin altını çizen Akgün, şu ifadeleri kullandı:

“güvenilir olun beş senedir biz buna kafa yoruyoruz. Şu anda programın çerçeve belgesi çıktı. Çıktılarına ilişkin ön çabalama bitti. Bunun uygulamasına ilişkin programlar olgunlaşacak ve iyi mi Türkçenin eğitim programı hazırlanmışsa, Maarif’in internasyonal kalitede bir eğitim müfredatı ve arkasında eğitimde kullanılacak kendi materyalleri olacak. Şu an basılı ve dijital materyaller mevzusunda da çalışıyoruz. özetlemek gerekirse büyük bir Ar-Ge emek vermesi içindeyiz.”

– “MAARİF OKUL ÖNCESİ PROGRAMI HAZIR”

Akgün, IMP’nin ilk basamağını oluşturan okul öncesi eğitim müfredatının ise akademisyenlerden oluşan geniş bir ekiple gene internasyonal standartlara haiz bir çabalama olarak yapıldığını vurgulayarak, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“IMP-Maarif Okul Öncesi Eğitim Programı emek vermesi büyük seviyede tamamlandı. Şimdi hazırlanan programı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına da sunacağız. Balkanlar, Asya ve Afrika’dan 10 ülke seçerek 3 değişik kıtada Okul Öncesi Eğitim Programının pilot çalışmalarına başladık. Program Mali, şimal Makedonya, Arnavutluk, Avustralya benzer halde ülke eğitim bakanlıklarına sunuldu ve internasyonal bir program olarak ön kabuller alınmaya başlandı. Eş zamanlı olarak materyal geliştirme çalışmalarına ve öğretmen eğitimlerine de devam ediyoruz. Şu ana kadar Arnavutluk, Kosova, Makedonya, Mali, Cibuti ve Tanzanya’da okul öncesi öğretmen eğitim programları düzenlendi. Bir taraftan uzaktan öğretmen eğitim emekleri da devam ediyor. Buralardan elde edilmiş dönütlere nazaran bu program iyileştirilecek.”

[ad_2]


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.